Kitlelerin Bilgeliği

Kitlelerin Bilgeliği için yorumlar kapalı

Kitlelerin Bilgeliği

İster magazin dünyamızın meşhur bir modelimizin kendisinden daha meşhur olan “Dağdaki çoban ile benim oyumun aynı değerde olmasını kabul etmiyorum!” çıkışına isterseniz Jean Baudrillard’ın kitlelerin medya etkisi ile manipule edildiği ve duyarsızlaştırıldığı tezini savunduğu “Sessiz Yığınların Gölgesinde: Toplumsalın Sonu” adlı kitabına bakalım. Durum genellikle kalabalıklar-kitleler (her ne ise o kitle!) lehine görünmez. Hatta şu anda bu satırları okuyan bir çoğumuz bile kendimizi kitlenin dışında tutma ve daha farklı (zeki, kültürlü, bilinçli, uyanık vb…) görme eğilimindeyizdir. Ancak aşağıdaki hikaye (tez, araştırma veya kitap da diyebilirdik) tersini savunuyor. Kısa ama kesinlikle ilginç.

Aslında Francis Galton (1822-1911) ile Jean Baudrillard (1929-2007) arasındaki tarihsel farklılık göz önünde bulundurulduğunda kitlenin nesneleştiğini savunan Baudrillard haklı olabilir görünüyor. Ama aşağıdaki hikayeyi aktaran yazarın da kitabının yayın tarihinin Baudrillard‘dan daha sonraya denk geldiğini de unutmayın.

Psikoloji ve istatistik alanın önemli isimlerden İngiliz bilim adamı Sir Francis Galton, toplumun sağlıklı ve güçlü olabilmesi için: soyluluk ve seçici çiftleşme sonucu ortaya çıkan bireylerce yönetilmesini savunurdu. (Yani hem evrimci, hem seçkinci imiş.)

Ta ki, 1906 yılında İngiltere Plymouth’da bir gezisinde canlı hayvan pazarında  “öküzün ağırlığı yarışması”na tanık oluncaya kadar.

Yarışmaya, çoban, kasap ve yetiştirici gibi uzman kişiler olduğu gibi, “uzman” tanımına girmeyen meraklı kişiler, köy ahalisi ve hatta ziyaretçiler bile katılır. Dahası, “sıradan” kişilerin sayısı, uzmanlardan kat kat fazladır.

Gelelim yarışmaya 🙂

800 katılımcıya panayırdaki bir öküz gösterilerek: ‘kesildikten ve derisi yüzüldükten sonra kaç kilogram et çıkacağı’ sorulur. Ve katılımcılar panayır meydanında sergilenen öküzün ağırlığına ilişkin tahminini bir kağıda yazar. Ve çekilişe katılırlar. En yakın tahminde bulunan ödül kazanacaktır.

Galton, yarışma sonrası, kâğıtların hepsini toplayıp, tahminlerin ortalamasını almış. Ve görmüş ki;

Yarışmada sergilenen öküzün gerçek ağırlığı 539 kilogram iken, yarışmaya katılan 800 kişinin tahminlerinin ortalaması 538.65 kilogramdır ! YANİ: Uzman olmayanların çoğunluğu oluşturduğu bu topluluk, öküzün gerçek ağırlığını 935 gram kadar bir yanılgı ile bilebilmiş.  Yaptığı anket sayesinde fark etmiş ki, topluluğun ortalamasının hata payı %1.

Hatta sıradan çiftçilerin ortak aklının tek tek uzmanlardan daha iyi olduğunu saptar. Topluluk çoğu uzmanın yaptığı tahminden daha iyi bir tahminde bulunmuştur.

Galton bu deneyi defalarca tekrarlayarak şu gerçeği görmüş:

“Konuyla alakasız olsalar bile kitlelerin de bir fikri-kanaati-tahmini vardır ve bu ölçü doğruya işaret etmektedir.

2004 YILINDA “Öküzün Ağırlığı Yarışması” James Surowiecki‘nin “The Wisdom of Crowds” (Kitlelerin Bilgeliği) kitabında yer almıştır. ok kişinin aklı neden az kişinin aklından üstündür ve kolektif akıl iş dünyasını, ekonomileri, toplumları ve ulusları nasıl biçimlendirir?) Kitapta üstünde durulan Kitlelerin Bilgeliği Teorisine göre, “çok sayıdaki çok bilmeyen kişinin bilgisi”, “az sayıdaki çokbilmiş kişinin bilgisi”nden daha üstün olabiliyor.

YANİ: Kitleler GERÇEĞİ görebiliyor.

Ne dersiniz dağdaki on tane çoban mı, podyumlardaki bir manken mi gerçeğe daha yakındır?

 

Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+

Etiketler:
Eklenme Tarihi: 13 Haziran 2022