Milli Edebiyat Dönemi Sanatçıları

yorumsuz
9 views

II. Meşrutiyet’ten sonra başlayan ulusçuluk akımı her alanda olduğu gibi edebiyatta da kendisini göstermiş ve Milli Edebiyat” akımı ile ulusal kaynaklara dönülme ilkesini benimsemiştir. 1911’de Ali Canip Yöntem, Ömer Seyfettinve Ziya Gökalp’in yayımladıkları “Genç Kalemler” dergisiyle başlayan akım, kısa sürede değişik sanat anlayışlarını savunan sanatçılar tarafından da benimsenmiştir.

Sade ve arı bir Türkçe ile yazılan eserler yurt sorunları ve ulusal değerleri ortaya çıkarma amacını gütmüşlerdir. Özellikle öykü ve roman alanında Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Halide Edip Adıvar, Reşat Nuri Güntekin ve Refik Halit Karay bu akımın en güzel örneklerini vermişlerdir.

Bu dönemde ayrıca milli edebiyat kavramı altında toplanan fakat dünya görüşleri ve şiir anlayışları farklı olan şairler de yetişmiştir. Nitekim şiirlerini akımın temel özelliği olan hece ölçüsü yerine aruz ölçüsü ile yazan Türk İstiklal Marşı’nın yazarı Mehmet Akif Ersoy, gerçekçi bir tutumla toplumsal konulara yönelmiş; temelde Osmanlıcı ve gelenekçi kabul edilen Yahya Kemal Beyatlı, yeni-klasik bir şiir geliştirmiş; egemen ideolojilerin dışında kalan Ahmet Haşimise izlenimci ve simgeci bir anlayışla “Saf Şiir”i savunmuştur.

ÖMER SEYFETTİN (1884-1920)

  • Türk edebiyatının en önemli hikâyecisidir.
  • Yeni Lisan adlı makalesi Milli Edebiyatın kanunlarının ilanı sayılır.
  • Sade dil akımının öncüsüdür.
  • Anadolu’nun insanın hayat şartlarını hikâyelerini yansıtmıştır.
  • Dilde, fikirde, işte milliyetçilik fikrini yerleştirmiştir.
  • Çocukluk anıları, efsaneleri hikâyelerinde işlemiştir.
  • Eserleri: Bomba, Yalnız Efe ,Efruz Bey, İlk Düşen Ak, Yüksek Ökçeler, Gizli Mabet, Bahar ve Kelebekler.

ZİYA GÖKALP (1876-1924)

  • Türk milliyetçiliğini esaslara bağlamıştır.Sistematize etmiştir.
  • Sosyal hayatı ve kurumlarımızı Batı’ya göre düzenlenmelidir.
  • Eserlerinde halk dilini kullanmıştır.
  • Halkın dertlerini isteklerini yansıtmaya çalışmıştır.
  • “Türkçülük, Türk milletini yükseltmektir” diyerek bu ifade doğrultusunda hareket etmiştir.
  • Eserleri:Türkçülüğün Esasları, Kızıl Elma, Türkleşmek-İslamlaşmak -Muasırlaşmak, Türk Medeniyet Tarihi, Malta Mektupları.

MEHMET EMİN YURDAKUL (1869-1944)

  • Anadolu insanın yabancılara başkaldırısını çok güzel yansıtmıştır.
  • Toplumcu sanat anlayışıyla milliyetçi çizgide eserler vermiştir.
  • Hece ölçüsü kullanılmıştır.
  • Eserleri: Türkçe Şiirler, Türk Sazı, Ey Türk Uyan, Tan Sesleri, Ordunun Destanları, Zafer Yolunda, Turana Doğru, İsyan ve Dua, Mustafa Kemal, Fazilet ve Adalet.

YAKUP KADRİ KARAOSMANOĞLU (1889-1974)

  • Edebiyatın her alanında eser vermiştir. Fecr-i Ati’nin dağılmasından sonra Milli Edebiyat içinde yer almıştır.
  • Çoğunlukla içinde yaşadığı toplumun dertlerini eserlerinde işlemiştir.
  • Anadolucu, Atatürkçü bir çizgide kalmıştır.
  • Esas ününü romancılık alanında bulmuştur.
  • Kuvvetli bir gözlem gücü vardır.
  • Realist bir çizgide yaşamıştır.
  • Eserlerinde aydın-halk çatışmasını yansıtmıştır.
  • Eserleri:
    Roman: Kiralık Konak, Ankara, Nur Baba, Hüküm Gecesi,Sodom ve Gomore, Yaban, Bir Sürgün, Panorama
    Hikâye: Milli Savaş Hikâyeleri, Rahmet
    Diğer: Erenlerin Bağından, Zoraki Diplomat, Vatan Yolundan, Anamım Kitabı

HALİDE ADİP ADIVAR (1884-1964)

  • Edebiyatçılığının yanında bir asker gibi cephe gerisinde mücadele vermiştir.
  • Romanlarında aşk, kadının psikolojisini, doğu-batı çatışmasını, eski-yeni kavgasını işlemiştir.
  • Romanlarında kuvvetli bir gözlem vardır.
  • Kurtuluş Savaşı eserlerinde çokça yer edinmiştir.
  • Edebiyatın hemen her alanında eser vermiştir.
  • Dili çok başarılı değildir.
  • Eserleri: Ateşten Gömlek, Vurun Kahpeye, Türkün Ateşle İmtihanı, Sinekli Bakkal, Mor Salkımlı Ev, Dağa Çıkan Kurt, Tatarcık, Zeyno’nun Oğlu.

REŞAT NURİ GÜNTEKİN (1889-1958)

  • Anadolu’nun dertlerini, sıkıntılarını, inançlarını eserlerinde işlemiştir.
  • Sade ve yapmacıksız bir dil kullanmıştır.
  • “Çalıkuşu” romanı en ünlü eseridir.(aslında bir tiyatro eseri olarak yazılmıştır)
  • Müfettişlik yaptığı için Anadolu’yu gezmiş ve onların sıkıntılarını, sevinçlerini edebi eserlerinde sıkça kullanmıştır.
  • Eserleri: Çalıkuşu, Damga, Dudaktan Kalbe, Acımak, Yeşil Gece, Yaprak Dökümü, Kızılcık Dalları, Gökyüzü, Eski Hastalık, Ateş Gecesi, Miskinler Tekkesi

REFİK HALİT KARAY (888-1965)

  • Halk dilini eserlerinde oldukça başarılı olmuştur.
  • Kuvvetli bir gözlemciliği vardır; ancak iç gözlemde başarılı değildir.
  • Eserleri: Memleket Hikâyeleri, İstanbul’un İçyüzü, Yezidin Kızı, Çete, Sürgün, Bu Bizim Hayat, Kadınlar Tekkesi, Karlı Dağdaki Ateş.

YAHYA KEMAL BEYATLI (1884-1958)

  • Modern edebiyatımızın en büyük şairlerindendir.
  • Batılı tarzda şiirimize düzen vermiştir.
  • Aruzu Türkçeye başarıyla uygulamıştır. “OK” şiiri hariç bütün şiirlerini aruzla yazmıştır.
  • Şiir musikiden başka bir musiki”dir derdi.
  • Parnasizmden etkilenmiştir.
  • İstanbul’u, Osmanlı’nın ihtişamlı zamanında gezmek, tabiat, ölüm, rintlik gibi konuları işlemiştir.
  • Şiirlerinin mükemmel olması için uğraş vermiştir, bu konuda oldukça titizdir.
  • Edebiyatın hemen her alanında eser vermiştir; ancak asıl ününü şiirde kazanmıştır.
  • Eserleri: Kendi Gök Kubbemiz, Eski Şiirin Rüzgârıyla, Aziz İstanbul, Eğil Dağlar, Portreler, * Rubailer ve Hayyam’ın Rubailerini Türkçe Söyleyiş.

PEYAMİ SAFA (1899-1961)

  • Geçim derdiyle yazarlığa başlamıştır.
  • Bir ayağından sakat olduğu için bu psikolojiyi eserlerine yansıtmıştır.
  • “Server Bedii” lakabıyla eser yazmıştır.
  • Edebiyat, felsefe, tıp, psikoloji alanında yeterli bir bilgin sayılır.
  • Psikolojik çözümlemeleri çok başarılıdır.
  • Eserleri: Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Sözde Kızlar, Mahşer Bir Akşamdı, Canan, Matmazel Noralya’nın Koltuğu, Atilla, Harbiye, Şimşek. gibi eserleri vardır.

HECENİN BEŞ ŞAİRİ (BEŞ HECECİLER)

Bu şariler 1917de Selanik’te “Genç Kalemler”le başlayan Milli Edebiyat akımının ilklerine bağlı olarak, halk şiirimizin özelliklerinden, yerli kaynaklarımızdan yararlanarak, şiirimizin aruzdan heceye geçişinde önemli rol aynamışlardır. Şiirlerinde Anadolu manzaralarını ve Anadolu yaşayışını coşkulu bir dille işlemişlerdir. Hece ölçüsünün genellikle 11’li ve 14’lü kalıbını kullanmışlardır. Daha sonraları, yeni biçimler arayarak oldukça uzun şiirler de yazmışlardır. Eserlerindeki dil ise konuşma dilidir. Bu şarirlerimiz şunlardır:

  • Halit Fahri Ozansoy
  • Enis Behiç Koryürek
  • Yusuf Ziya Ortaç
  • Orhan Seyfi Orhon
  • Faruk Nafiz Çamlıbel
Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+
Açık Lise sınavlarına hazırlanmanın en kolay hali: AçıkTercih AÖL Test Çöz!

Mobil Uygulamamızı İNDİRİN! AÖL Yeni Müfredat Çıkmış Sınav Sorularını Çözün!


Etiketler:
Eklenme Tarihi: 27 Ocak 2018

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.