Açık Lise İngilizce 1 dönem dersi: Temalara göre konuların özeti, kelime, kalıp ve deyimlerin Türkçe karşılıkları

İçindekiler

Açık Lise İngilizce 1 dönem dersi: Temalara göre konuların özeti, kelime, kalıp ve deyimlerin Türkçe karşılıklarını veriyoruz. İngilizceden ne yapacağımı bilmiyorum diyenlere

THEME 1: STUDYING ABROAD (Yurtdışında Eğitim)

English Summary:

The first theme focuses on the experiences and situations one might encounter while studying abroad. It covers topics such as meeting new people and introducing oneself, talking about possessions, and asking for and giving directions. The theme is divided into various sections including writing, listening, reading, and speaking exercises. Each section aims to enhance specific skills related to everyday interactions in a foreign country.

Key Points:

  1. Meeting New People: This involves learning how to introduce oneself and others, talking about family members, and discussing personal interests.
  2. Talking About Possessions: Vocabulary and phrases related to owning and describing items are covered, including asking and answering questions about what one has.
  3. Asking for and Giving Directions: Useful language for navigating a new place, including common phrases and expressions to ask for and provide directions.
  4. Exercises and Activities: Includes dialogues, listening tasks, and comprehension questions to practice the new vocabulary and structures in context.

Türkçe Çeviri:

TEMA 1: YURTDIŞINDA EĞİTİM

Özet:

Birinci tema, yurtdışında eğitim alırken karşılaşılabilecek deneyimler ve durumlara odaklanıyor. Yeni insanlarla tanışma ve kendini tanıtma, sahip olunan eşyalar hakkında konuşma ve yol tarif etme gibi konuları kapsıyor. Tema, yazma, dinleme, okuma ve konuşma alıştırmalarını içeren çeşitli bölümlere ayrılmıştır. Her bölüm, yabancı bir ülkedeki günlük etkileşimlerle ilgili belirli becerileri geliştirmeyi amaçlar.

Ana Noktalar:

  1. Yeni İnsanlarla Tanışma: Kendini ve başkalarını tanıtmayı öğrenmeyi, aile üyeleri hakkında konuşmayı ve kişisel ilgi alanlarını tartışmayı içerir.
  2. Eşyalar Hakkında Konuşma: Sahip olunan ve eşyaları tanımlamakla ilgili kelime dağarcığı ve ifadeler, neye sahip olunduğunu sorma ve cevaplama konuları işlenir.
  3. Yol Tarif Etme ve Sorma: Yeni bir yerde yol bulmak için kullanılan yaygın ifadeler ve deyimler dahil olmak üzere yararlı dil yapıları sunar.
  4. Alıştırmalar ve Aktiviteler: Yeni kelime dağarcığını ve yapılarını bağlam içinde pratik yapmak için diyaloglar, dinleme görevleri ve anlama soruları içerir.

Örnek tanışma diyalogu:

English Dialogue / Türkçe Çeviri:

Emma: Hi, my name is Emma. What’s your name?
Emma: Merhaba, benim adım Emma. Senin adın ne?

James: Hello, Emma. My name is James. Nice to meet you.
James: Merhaba, Emma. Benim adım James. Tanıştığımıza memnun oldum.

Emma: Nice to meet you too, James. Where are you from?
Emma: Ben de memnun oldum, James. Nerelisin?

James: I’m from the UK. And you?
James: Ben İngiltere’denim. Ya sen?

Emma: I’m from the States. What do you do?
Emma: Ben Amerika’danım. Ne iş yapıyorsun?

James: I’m a student. I study computer science. How about you?
James: Öğrenciyim. Bilgisayar bilimi okuyorum. Ya sen?

Emma: I’m also a student. I’m studying psychology. What do you like to do in your free time?
Emma: Ben de öğrenciyim. Psikoloji okuyorum. Boş zamanlarında ne yapmayı seversin?

James: I enjoy playing basketball and reading books. What about you?
James: Basketbol oynamayı ve kitap okumayı severim. Ya sen?

Emma: I like hiking and watching movies. Do you have any siblings?
Emma: Doğa yürüyüşü yapmayı ve film izlemeyi severim. Kardeşin var mı?

James: Yes, I have a sister. And you?
James: Evet, bir kız kardeşim var. Ya sen?

Emma: I have a brother. It’s great to meet someone from another country.
Emma: Bir erkek kardeşim var. Başka bir ülkeden biriyle tanışmak harika.

James: Yes, it is. Maybe we can hang out sometime and explore the city together.
James: Evet, öyle. Belki bir ara buluşup şehri keşfedebiliriz.

Emma: That sounds like a great idea!
Emma: Harika bir fikir!

Eşyalar hakkında English Dialogue / Türkçe Çeviri:

Emma: Is this your tennis racket?
Emma: Bu senin tenis raketin mi?

James: Yes, it is. I play tennis every weekend. Do you play tennis?
James: Evet, öyle. Her hafta sonu tenis oynarım. Sen tenis oynar mısın?

Emma: No, I don’t, but I’d like to learn. By the way, is that a screwdriver in your bag?
Emma: Hayır, oynamam ama öğrenmek isterim. Bu arada, çantanda bir tornavida mı var?

James: Yes, it is. I had to fix my bike this morning. Do you need it for something?
James: Evet, öyle. Bu sabah bisikletimi tamir etmem gerekti. Bir şey için mi lazım oldu?

Emma: Actually, yes. My chair is a bit wobbly, and I need to tighten the screws.
Emma: Aslında, evet. Sandalyem biraz sallanıyor ve vidaları sıkmam gerekiyor.

James: No problem, you can borrow it.
James: Sorun değil, ödünç alabilirsin.

Emma: Thanks, James! By the way, do you have any other tools?
Emma: Teşekkürler, James! Bu arada, başka aletlerin var mı?

James: I have a small toolkit at home. If you need anything else, just let me know.
James: Evde küçük bir alet takımım var. Başka bir şeye ihtiyacın olursa bana söyle.

Emma: That’s very kind of you. I appreciate it!
Emma: Çok naziksin. Teşekkür ederim!

James: You’re welcome, Emma. Anytime!
James: Rica ederim, Emma. Ne zaman istersen!

Yer-yol tarifi ile ilgili English Dialogue / Türkçe Çeviri:

Emma: Hi, James. Do you know where I can find a dry cleaner around here? I’m new to New York and need to get my clothes cleaned.
Emma: Merhaba, James. Burada bir kuru temizleme dükkanı nerede bulabileceğimi biliyor musun? New York’ta yeniyim ve kıyafetlerimi temizletmem gerekiyor.

James: Hey, Emma! Sure, I can help. There’s a good dry cleaner just a few blocks away.
James: Merhaba, Emma! Tabii ki, yardımcı olabilirim. Birkaç blok ötede iyi bir kuru temizleme dükkanı var.

Emma: Great! Can you give me directions?
Emma: Harika! Bana yol tarif edebilir misin?

James: Of course. Start by heading straight down this street for about three blocks.
James: Tabii ki. Bu caddeden düz giderek yaklaşık üç blok ilerle.

Emma: Okay, straight down for three blocks. Got it.
Emma: Tamam, üç blok dümdüz gideceğim. Anladım.

James: Then, turn left at the corner with the big coffee shop.
James: Sonra, büyük kahve dükkanının olduğu köşeden sola dön.

Emma: Turn left at the coffee shop. Okay, and then?
Emma: Kahve dükkanının olduğu yerden sola dön. Tamam, sonra?

James: Walk down that street for two more blocks. The dry cleaner will be on your right, next to a pharmacy.
James: O cadde boyunca iki blok daha yürü. Kuru temizleme dükkanı sağında, eczanenin yanında olacak.

Emma: Got it. Straight for three blocks, left at the coffee shop, then two blocks down and it’s on my right next to the pharmacy.
Emma: Anladım. Üç blok dümdüz, kahve dükkanından sola dön, sonra iki blok daha ilerle ve sağımda, eczanenin yanında olacak.

James: Exactly. You can’t miss it.
James: Aynen öyle. Kaçırman imkansız.

Emma: Thanks a lot, James! You’re a lifesaver.
Emma: Çok teşekkürler, James! Hayat kurtarıcısın.

James: No problem, Emma. Anytime!
James: Sorun değil, Emma. Ne zaman istersen!

Theme 1: Studying Abroad (Yurtdışında Eğitim)

Kelime Listesi:

  1. abroad – yurt dışı
  2. introduce – tanıtmak
  3. family – aile
  4. possessions – sahip olunanlar, eşyalar
  5. directions – yönler, tarifler
  6. friend – arkadaş
  7. brother – erkek kardeş, ağabey
  8. sister – kız kardeş, abla
  9. father – baba
  10. mother – anne
  11. grandmother – büyükanne
  12. grandfather – büyükbaba
  13. big – büyük
  14. small – küçük
  15. primary school – ilkokul
  16. high school – lise
  17. college – üniversite
  18. twins – ikiz
  19. sunglasses – güneş gözlüğü
  20. key – anahtar
  21. calculator – hesap makinesi
  22. briefcase – evrak çantası
  23. mobile phone – cep telefonu
  24. tablet – tablet
  25. sports bag – spor çantası
  26. racket – tenis raketi
  27. dancer – dansçı
  28. housewife – ev hanımı
  29. student – öğrenci
  30. boy – oğlan
  31. basketball player – basketbol oyuncusu
  32. day – gün
  33. firm – firma
  34. proposal – teklif
  35. accept – kabul etmek
  36. school – okul
  37. museum – müze
  38. cinema – sinema
  39. shopping mall – alışveriş merkezi
  40. neighbourhood – mahalle
  41. park – park
  42. lake – göl
  43. hotel – otel
  44. police station – karakol
  45. restaurant – restoran
  46. hospital – hastane
  47. post office – postane
  48. fire station – itfaiye
  49. library – kütüphane
  50. meeting – tanışma
  51. people – insanlar
  52. introducing – tanıtma
  53. oneself – kendisi
  54. talking – konuşma
  55. asking – sorma
  56. giving – verme
  57. asking for – isteme
  58. giving directions – yol tarif etme
  59. asking for and giving directions – yol sorma ve tarif etme
  60. dialogue – diyalog
  61. complete – tamamlamak
  62. mark – işaretlemek
  63. statements – ifadeler
  64. true – doğru
  65. false – yanlış
  66. according to – göre
  67. passage – pasaj
  68. answer – cevaplamak
  69. questions – sorular
  70. listening – dinleme
  71. write – yazmak
  72. names – isimler
  73. jobs – işler
  74. pictures – resimler
  75. Let’s Listen – Hadi Dinleyelim
  76. Let’s Read – Hadi Okuyalım
  77. Let’s Write – Hadi Yazalım
  78. Let’s Speak – Hadi Konuşalım
  79. Let’s Remember – Hadi Hatırlayalım
  80. Let’s Review – Hadi Gözden Geçirelim
  81. practice – pratik yapmak
  82. exercise – egzersiz yapmak
  83. fill in the blanks – boşlukları doldur
  84. choose – seçmek
  85. match – eşleştirmek
  86. complete the sentences – cümleleri tamamlamak
  87. make sentences – cümle kurmak
  88. reading passage – okuma parçası
  89. paragraph – paragraf
  90. text – metin
  91. phrase – ifade
  92. word – kelime
  93. vocabulary – kelime dağarcığı
  94. grammar – dilbilgisi
  95. pronunciation – telaffuz
  96. conversation – konuşma
  97. sentence – cümle
  98. question – soru
  99. answer – cevap
  100. example – örnek

 

Theme 1: Deyimler ve kalıplaşmış cümleler

  1. Where is Emma from? – Emma nereli?
  2. What is Alicia’s job? – Alicia’nın işi ne?
  3. Has Jonathan got a big family? – Jonathan’ın büyük bir ailesi var mı?
  4. Let’s Listen – Hadi Dinleyelim
  5. Who is he? – O kim?
  6. Who is she? – O kim?
  7. How old is he? – O kaç yaşında?
  8. How many sisters and brothers has Jonathan got? – Jonathan’ın kaç kardeşi var?

 

THEME 2: MY ENVIRONMENT (Çevrem)

English Summary:

The second theme is focused on understanding and describing one’s environment. It covers topics such as talking about the location of things, asking about and describing the neighborhood, and making comparisons. The theme includes exercises and activities to practice listening, speaking, reading, and writing skills related to these topics.

Key Points:

  1. Talking About Location of Things: This involves using prepositions to describe where objects are located (e.g., in, on, under, next to, between).
  2. Asking About and Describing the Neighborhood: Vocabulary and phrases are introduced to talk about different places in a neighborhood, such as parks, schools, and stores.
  3. Making Comparisons: Students learn to use comparative and superlative adjectives to compare different places and objects.

Türkçe Çeviri:

TEMA 2: ÇEVREM

Özet:

İkinci tema, bir kişinin çevresini anlama ve tanımlama konusuna odaklanır. Eşyaların konumlarını anlatma, mahalleyi sorma ve tanımlama, kıyaslamalar yapma gibi konuları kapsar. Tema, bu konularla ilgili dinleme, konuşma, okuma ve yazma becerilerini geliştirmek için alıştırmalar ve aktiviteler içerir.

Ana Noktalar:

  1. Eşyaların Konumlarını Anlatma: Nesnelerin nerede olduğunu tarif etmek için edatların kullanımı (örneğin, içinde, üzerinde, altında, yanında, arasında).
  2. Mahalleyi Sorma ve Tanımlama: Parklar, okullar ve mağazalar gibi mahallenin farklı yerleri hakkında konuşmak için kelime dağarcığı ve ifadeler tanıtılır.
  3. Kıyaslamalar Yapma: Öğrenciler, farklı yerleri ve nesneleri kıyaslamak için karşılaştırma ve üstünlük sıfatlarını kullanmayı öğrenirler.
  1. Eşyaların konumları ile ilgili English Dialogue / Türkçe Çeviri:

Emma: Hey, James. I heard you lost your keys. Have you checked your room?
Emma: Hey, James. Anahtarlarını kaybettiğini duydum. Odanı kontrol ettin mi?

James: Yes, I did, but I can’t find them anywhere. Can you help me look?
James: Evet, ettim ama hiçbir yerde bulamıyorum. Bana yardım eder misin?

Emma: Of course. Let’s start with your room again. Did you check under your bed?
Emma: Tabii ki. Önce odandan başlayalım. Yatağının altına baktın mı?

James: Yes, I checked there. Maybe they are in one of the drawers.
James: Evet, oraya baktım. Belki çekmecelerden birindedir.

Emma: Okay, I’ll look in the drawers. You check the closet.
Emma: Tamam, ben çekmecelere bakarım. Sen de dolabı kontrol et.

(A few minutes later)
(Birkaç dakika sonra)

Emma: No keys in the drawers. Did you find anything in the closet?
Emma: Çekmecelerde anahtar yok. Dolapta bir şey buldun mu?

James: No, nothing here. Let’s check the kitchen.
James: Hayır, burada hiçbir şey yok. Mutfakta bakalım.

Emma: Good idea. Did you look on the kitchen counter?
Emma: İyi fikir. Mutfak tezgahına baktın mı?

James: Yes, but they weren’t there. Maybe they fell into the sink.
James: Evet, ama orada değillerdi. Belki lavabonun içine düştüler.

Emma: I’ll check the sink. Can you look beside the refrigerator?
Emma: Ben lavaboya bakarım. Sen de buzdolabının yanına bakar mısın?

(A few minutes later)
(Birkaç dakika sonra)

Emma: No keys in the sink. Did you find anything beside the refrigerator?
Emma: Lavaboda anahtar yok. Buzdolabının yanında bir şey buldun mu?

James: No, nothing here either. Where could they be?
James: Hayır, burada da bir şey yok. Nerede olabilirler?

Emma: Let’s check the living room. Maybe they fell between the cushions on the sofa.
Emma: Oturma odasına bakalım. Belki kanepedeki yastıkların arasına düştüler.

(A few minutes later)
(Birkaç dakika sonra)

Emma: Found them! They were under the coffee table.
Emma: Buldum! Onlar sehpanın altındaydı.

James: Oh, thank you so much, Emma! You’re the best.
James: Oh, çok teşekkür ederim, Emma! Sen en iyisisin.

Emma: No problem, James. Just try to keep track of them next time!
Emma: Sorun değil, James. Sadece bir dahaki sefere onları takip etmeye çalış!

  1. Mahalleyi Sorma ve Tanımlama English Dialogue / Türkçe Çeviri:

Emma: Hey, James. I’m trying to get familiar with the neighborhood. Can you help me find some places?
Emma: Merhaba, James. Mahalleyi tanımaya çalışıyorum. Bana bazı yerleri bulmamda yardımcı olabilir misin?

James: Of course, Emma! What are you looking for?
James: Tabii ki, Emma! Ne arıyorsun?

Emma: First, is there a park nearby?
Emma: Öncelikle, yakınlarda bir park var mı?

James: Yes, there is a nice park just down the street. It’s next to the library.
James: Evet, caddenin sonunda güzel bir park var. Kütüphanenin yanında.

Emma: Great! How about a grocery store?
Emma: Harika! Peki ya bakkal?

James: There’s a grocery store between the coffee shop and the bank.
James: Kahve dükkanı ile banka arasında bir bakkal var.

Emma: Okay, that sounds convenient. Where is the nearest school?
Emma: Tamam, bu uygun görünüyor. En yakın okul nerede?

James: The nearest school is opposite the post office.
James: En yakın okul, postanenin karşısında.

Emma: And where can I find a pharmacy?
Emma: Peki, eczane nerede bulabilirim?

James: The pharmacy is right next to the school, on the left side.
James: Eczane, okulun hemen yanında, sol tarafta.

Emma: Perfect! Is there a good place to eat around here?
Emma: Mükemmel! Buralarda iyi bir yemek yeri var mı?

James: Yes, there’s a great restaurant behind the park. They serve delicious food.
James: Evet, parkın arkasında harika bir restoran var. Çok lezzetli yemekler servis ediyorlar.

Emma: Thanks a lot, James. This will really help me get around.
Emma: Çok teşekkürler, James. Bu gerçekten işime yarayacak.

James: No problem, Emma. If you need anything else, just let me know.
James: Sorun değil, Emma. Başka bir şeye ihtiyacın olursa bana haber ver.

  1. Kıyaslamalar Yapma English Dialogue / Türkçe Çeviri:

Emma: Hey, James. I’m trying to decide which restaurant to go to in Istanbul. Can you help me compare them?
Emma: Merhaba, James. İstanbul’da hangi restorana gideceğime karar vermeye çalışıyorum. Bana karşılaştırmalarında yardımcı olabilir misin?

James: Sure, Emma. There are two main restaurants around here. One is Sultan’s Feast and the other is Bosphorus Delight.
James: Tabii ki, Emma. Burada iki ana restoran var. Biri Sultan’s Feast, diğeri ise Bosphorus Delight.

Emma: Which one is closer?
Emma: Hangisi daha yakın?

James: Sultan’s Feast is closer. It’s just a five-minute walk from here, while Bosphorus Delight is about fifteen minutes away.
James: Sultan’s Feast daha yakın. Buradan sadece beş dakikalık yürüme mesafesinde, Bosphorus Delight ise yaklaşık on beş dakika uzaklıkta.

Emma: That’s good to know. Which one is bigger?
Emma: Bunu bilmek iyi oldu. Hangisi daha büyük?

James: Bosphorus Delight is bigger. It has more seating and offers a larger variety of dishes.
James: Bosphorus Delight daha büyük. Daha fazla oturma yeri var ve daha geniş bir yemek çeşitliliği sunuyor.

Emma: Interesting. How about the atmosphere?
Emma: İlginç. Peki ya atmosfer?

James: Sultan’s Feast has a cozier and more traditional atmosphere, while Bosphorus Delight is more modern and often quite lively.
James: Sultan’s Feast daha samimi ve daha geleneksel bir atmosfere sahipken, Bosphorus Delight daha modern ve genellikle oldukça canlı.

Emma: Which one has better food?
Emma: Hangisinin yemekleri daha iyi?

James: In my opinion, Sultan’s Feast has better food. Their kebabs are the best I’ve ever had.
James: Bana göre, Sultan’s Feast’in yemekleri daha iyi. Kebapları, yediğim en iyi kebap.

Emma: Thanks for the comparison, James. I think I’ll try Sultan’s Feast first.
Emma: Karşılaştırma için teşekkürler, James. Sanırım önce Sultan’s Feast’i deneyeceğim.

James: You’re welcome, Emma. Enjoy your meal!
James: Rica ederim, Emma. Yemeğinin tadını çıkar!

 

Kelime Listesi:

  1. environment – çevre
  2. location – konum
  3. neighbourhood – mahalle
  4. comparisons – karşılaştırmalar
  5. tell – söylemek
  6. metres – metreler
  7. left – sol
  8. right – sağ
  9. between – arasında
  10. next to – yanında
  11. behind – arkasında
  12. opposite – karşısında
  13. shopping mall – alışveriş merkezi
  14. community – topluluk
  15. hotel – otel
  16. park – park
  17. bench – bank
  18. fruit tree – meyve ağacı
  19. watchtower – gözetleme kulesi
  20. school – okul
  21. high school – lise
  22. sport facility – spor tesisi
  23. store – mağaza
  24. big – büyük
  25. small – küçük
  26. lake – göl
  27. dock – iskele
  28. fishing – balık tutma
  29. people – insanlar
  30. bench – bank
  31. landscape – manzara
  32. population – nüfus
  33. area – alan
  34. crowded – kalabalık
  35. comparison – karşılaştırma
  36. adjective – sıfat
  37. comparative – kıyaslama
  38. superlative – üstünlük
  39. old – eski
  40. angry – kızgın
  41. young – genç
  42. easy – kolay
  43. warm – sıcak
  44. good – iyi
  45. successful – başarılı
  46. nice – güzel
  47. harmful – zararlı
  48. sentences – cümleler
  49. mistake – hata
  50. correct – doğru
  51. form – form
  52. tall – uzun
  53. short – kısa
  54. fat – şişman
  55. thin – zayıf
  56. intelligent – zeki
  57. happy – mutlu
  58. good – iyi
  59. How can I get to the …? – … nasıl gidebilirim?
  60. Excuse me! – Afedersiniz!
  61. Go ahead. – Düz git.
  62. Turn left. – Sola dön.
  63. Turn right. – Sağa dön.
  64. Take the first right. – İlk sağdan dön.
  65. Take the first left. – İlk soldan dön.
  66. Take the second right. – İkinci sağdan dön.
  67. Take the second left. – İkinci soldan dön.
  68. occupations – meslekler
  69. nationalities – milliyetler
  70. countries – ülkeler
  71. names – isimler
  72. meanings – anlamlar
  73. actor – aktör
  74. actress – aktris
  75. lawyer – avukat
  76. cook – aşçı
  77. chemist – kimyager
  78. student – öğrenci
  79. sales representative – satış temsilcisi
  80. sports bag – spor çantası
  81. keys – anahtarlar
  82. sunglasses – güneş gözlüğü
  83. racket – raket
  84. reading – okuma
  85. writing – yazma
  86. speaking – konuşma
  87. Did I learn? – Öğrendim mi?
  88. write – yazmak
  89. names – isimler
  90. jobs – işler
  91. pictures – resimler
  92. Let’s Listen – Hadi Dinleyelim
  93. Let’s Read – Hadi Okuyalım
  94. Let’s Write – Hadi Yazalım
  95. Let’s Speak – Hadi Konuşalım
  96. Let’s Remember – Hadi Hatırlayalım
  97. Let’s Review – Hadi Gözden Geçirelim
  98. practice – pratik yapmak
  99. exercise – egzersiz yapmak
  100. fill in the blanks – boşlukları doldur

Konuyla ilgili kalıp cümle ve deyimler:

  1. How can I get to the …? – … nasıl gidebilirim?
  2. Excuse me! – Afedersiniz!
  3. Go ahead. – Düz git.
  4. Turn left. – Sola dön.
  5. Turn right. – Sağa dön.
  6. Take the first right. – İlk sağdan dön.
  7. Take the first left. – İlk soldan dön.
  8. Take the second right. – İkinci sağdan dön.
  9. Take the second left. – İkinci soldan dön.
  10. Let’s Read – Hadi Okuyalım

THEME 3: MOVIES (Filmler)

English Summary:

The third theme focuses on talking about movies, expressing opinions, and making preferences. It includes vocabulary related to different types of movies, discussing likes and dislikes, and activities to enhance listening, speaking, reading, and writing skills. The theme aims to help students talk about their favorite movies, understand different movie genres, and express their thoughts and preferences in conversations.
(Üçüncü tema, filmler hakkında konuşmayı, görüş bildirmeyi ve tercih yapmayı içerir. Farklı film türleri ile ilgili kelime dağarcığı, beğeniler ve hoşlanmadıklar hakkında konuşma ve dinleme, konuşma, okuma ve yazma becerilerini geliştirmek için aktiviteler içerir. Tema, öğrencilere en sevdikleri filmler hakkında konuşmayı, farklı film türlerini anlamayı ve düşüncelerini ve tercihlerini ifade etmeyi öğretmeyi amaçlar.)

Key Points (Önemli Noktalar):

  1. Talking About Movies: Vocabulary and phrases related to various movie genres such as action, comedy, thriller, documentary, and science fiction.
  2. Expressing Opinions: How to share thoughts about movies, using phrases like “I think,” “In my opinion,” and “I believe.”
  3. Making Preferences: Language for comparing and choosing between different movies and activities.
  1. Filmler Hakkında Konuşma: Aksiyon, komedi, gerilim, belgesel ve bilim kurgu gibi çeşitli film türleri ile ilgili kelime dağarcığı ve ifadeler.
  2. Görüş Bildirme: “Bence,” “Benim görüşüm,” ve “Sanırım” gibi ifadeleri kullanarak filmler hakkında düşünceleri paylaşma.
  3. Tercih Yapma: Farklı filmleri ve aktiviteleri karşılaştırma ve seçim yapma dili.

 

  1. Filmler Hakkında Konuşma: English Dialogue / Türkçe Çeviri

Emma: Hey everyone, let’s decide which movie to watch tonight. Any suggestions?
Emma: Herkese merhaba, bu akşam hangi filmi izleyeceğimize karar verelim. Önerisi olan var mı?

James: I vote for an action movie. They’re always so exciting and full of energy.
James: Ben aksiyon filmi izlemek istiyorum. Onlar her zaman çok heyecanlı ve enerjik oluyor.

Alice: I’m not really in the mood for action. How about a comedy? We could all use a good laugh.
Alice: Ben aksiyon için pek havamda değilim. Komediye ne dersiniz? Hepimiz iyi bir kahkaha atabiliriz.

Tom: I like comedies, but I was thinking maybe a thriller. Something suspenseful would be fun.
Tom: Komedileri severim, ama belki bir gerilim filmi izleyebiliriz diye düşünüyordum. Gerilim dolu bir şey eğlenceli olabilir.

Emma: Thrillers are great, but we watched one last week. How about a documentary? It can be both interesting and educational.
Emma: Gerilim filmleri harika, ama geçen hafta bir tane izledik. Belgesel izlemeye ne dersiniz? Hem ilginç hem de eğitici olabilir.

James: Documentaries are nice, but I prefer something more entertaining. What about a science fiction movie? They’re always so imaginative.
James: Belgeseller güzel, ama ben daha eğlenceli bir şey tercih ederim. Bilim kurgu filmine ne dersiniz? Onlar her zaman çok hayal gücü dolu oluyor.

Alice: I love science fiction! That’s a great idea. Any specific movie in mind?
Alice: Bilim kurgu filmlerini severim! Bu harika bir fikir. Aklında belirli bir film var mı?

Tom: How about “Inception”? It’s a mix of action, thriller, and science fiction.
Tom: “Inception” filmine ne dersiniz? Aksiyon, gerilim ve bilim kurgunun bir karışımı.

Emma: That sounds perfect! It has something for everyone. Let’s go with “Inception.”
Emma: Mükemmel görünüyor! Herkes için bir şeyler var. “Inception”ı izleyelim.

James: Great choice! I’ll make the popcorn.
James: Harika seçim! Patlamış mısırları ben yaparım.

Alice: And I’ll get the drinks. Let’s get started!
Alice: Ben de içecekleri getiririm. Hadi başlayalım!

  1. Görüş bildirme: English Dialogue / Türkçe Çeviri:

Emma: I think “Inception” is one of the best movies ever made. The plot is so intriguing.
Emma: Bence “Inception” yapılmış en iyi filmlerden biri. Konusu çok ilgi çekici.

James: In my opinion, “The Matrix” is better. It revolutionized the sci-fi genre.
James: Benim görüşüm, “The Matrix” daha iyi. Bilim kurgu türünü devrim niteliğinde değiştirdi.

Alice: I believe “The Shawshank Redemption” is the best movie of all time. The story is so powerful and moving.
Alice: Sanırım “The Shawshank Redemption” tüm zamanların en iyi filmi. Hikayesi çok güçlü ve etkileyici.

Tom: I think comedies like “The Hangover” are great. They always make me laugh no matter how many times I watch them.
Tom: Bence “The Hangover” gibi komediler harika. Kaç kez izlersem izleyeyim beni her zaman güldürüyorlar.

Emma: In my opinion, thrillers are the best genre. Movies like “Seven” keep you on the edge of your seat.
Emma: Benim görüşüm, gerilim filmleri en iyi tür. “Seven” gibi filmler sizi koltuğunuzun kenarında tutar.

James: I believe documentaries are underrated. “Planet Earth” is a masterpiece that shows the beauty of our world.
James: Sanırım belgeseller yeterince değer görmüyor. “Planet Earth” dünyamızın güzelliğini gösteren bir başyapıt.

Alice: I think animated movies are fantastic too. “Toy Story” is a classic that appeals to all ages.
Alice: Bence animasyon filmleri de harika. “Toy Story” her yaştan insana hitap eden bir klasik.

Tom: In my opinion, horror movies are the most exciting. “The Conjuring” is one of my favorites because it’s so scary.
Tom: Benim görüşüm, korku filmleri en heyecan verici olanlar. “The Conjuring” en sevdiğim filmlerden biri çünkü çok korkutucu.

 

  1. Seçim yapma, karşılaştırmalar yaparak karar verme: English Dialogue / Türkçe Çeviri:

Emma: Hey, James. I need your help choosing an outfit for tonight.
Emma: Merhaba, James. Bu akşam için bir kıyafet seçmemde bana yardım eder misin?

James: Sure, Emma. What are your options?
James: Tabii ki, Emma. Seçeneklerin neler?

Emma: I have this blue dress and this red dress. Which one do you think looks better?
Emma: Bu mavi elbise ve bu kırmızı elbise var. Sence hangisi daha iyi görünüyor?

James: I think the blue dress looks more elegant, but the red dress is more vibrant and eye-catching.
James: Bence mavi elbise daha zarif görünüyor, ama kırmızı elbise daha canlı ve dikkat çekici.

Alice: I agree with James. The blue dress is more elegant. But it also depends on where you’re going.
Alice: James’e katılıyorum. Mavi elbise daha zarif. Ama nereye gideceğine de bağlı.

Emma: We’re going to a fancy restaurant.
Emma: Şık bir restorana gidiyoruz.

Tom: In that case, I would prefer the blue dress. It fits the occasion better.
Tom: Bu durumda, mavi elbiseyi tercih ederim. Bu duruma daha uygun.

Emma: Alright, blue dress it is. Now, which shoes should I wear? These black heels or these silver flats?
Emma: Tamam, mavi elbise olsun. Şimdi, hangi ayakkabıları giymeliyim? Bu siyah topuklular mı yoksa bu gümüş babetler mi?

James: I think the black heels match better with the blue dress.
James: Bence siyah topuklular mavi elbiseyle daha iyi uyum sağlıyor.

Alice: But the silver flats look more comfortable. If you’re going to be walking a lot, maybe go with the flats.
Alice: Ama gümüş babetler daha rahat görünüyor. Eğer çok yürüyeceksen, belki de babetleri tercih etmelisin.

Emma: Good point. I don’t want my feet to hurt. I’ll go with the silver flats.
Emma: İyi bir nokta. Ayaklarımın ağrımasını istemiyorum. Gümüş babetleri giyeceğim.

Tom: Sounds like a good choice. What about accessories?
Tom: İyi bir tercih gibi görünüyor. Peki ya aksesuarlar?

Emma: I have this pearl necklace and these diamond earrings.
Emma: Bu inci kolye ve bu elmas küpeler var.

James: I would choose the pearl necklace. It complements the blue dress perfectly.
James: İnci kolyeyi seçerdim. Mavi elbiseyi mükemmel tamamlıyor.

Alice: I agree. The pearl necklace is a great choice.
Alice: Katılıyorum. İnci kolye harika bir seçim.

Emma: Thanks for the help, everyone! I think I’m all set for tonight.
Emma: Yardımınız için teşekkürler, herkes! Sanırım bu akşam için hazırım.

Tom: You’re going to look amazing, Emma. Have a great time!
Tom: Harika görüneceksin, Emma. İyi eğlenceler!

 

Kelime Listesi:

  1. activity – aktivite
  2. prefer – tercih etmek
  3. invite – davet etmek
  4. refuse – reddetmek
  5. accept – kabul etmek
  6. opinion – düşünce, fikir
  7. interest – ilgi, alaka
  8. movie – film
  9. science-fiction – bilim kurgu
  10. comedy movie – komedi filmi
  11. thriller movie – korku, gerilim filmi
  12. documentary – belgesel
  13. romantic movie – romantik film
  14. TV serial – dizi
  15. quiz show – yarışma
  16. action movie – aksiyon filmi
  17. musical – müzikal
  18. soap opera – pembe dizi
  19. news – haber
  20. enlarge – genişletmek
  21. point of view – bakış açısı
  22. hobby – hobi
  23. favourite – favori
  24. hiking – doğa yürüyüşü
  25. extreme sports – adrenalin sporları
  26. 3D painting – üç boyutlu boyama
  27. cooking – yemek pişirmek
  28. board games – tahta oyunları
  29. great – harika
  30. escapist – kaçışçı
  31. gripping – sürükleyici
  32. dull – sıkıcı
  33. coach potato – tembel
  34. DVDs – DVD’ler
  35. leisure time – boş zaman
  36. quiz – yarışma
  37. broadcast – yayınlamak
  38. season – sezon
  39. episode – bölüm
  40. director – yönetmen
  41. actor – aktör
  42. actress – aktris
  43. plot – konu
  44. scene – sahne
  45. special effects – özel efektler
  46. genre – tür
  47. premiere – prömiyer
  48. review – inceleme
  49. subtitles – altyazı
  50. trailer – fragman
  51. theatre – tiyatro
  52. playing sports – spor yapmak
  53. table tennis – masa tenisi
  54. cycling – bisiklet sürmek
  55. countryside – kırsal
  56. working out – spor yapmak
  57. healthy – sağlıklı
  58. educational programs – eğitici programlar
  59. psychology – psikoloji
  60. improvement – gelişim
  61. coach potato – televizyon bağımlısı
  62. Mission Impossible – Görevimiz Tehlike
  63. opinion – fikir
  64. escapist – gerçeklerden kaçan
  65. gripping – sürükleyici
  66. musicals – müzikaller
  67. slow – yavaş
  68. dull – sıkıcı
  69. Sue – Sue
  70. DVDs – DVD’ler
  71. action and comedy – aksiyon ve komedi
  72. least – en az
  73. daily – günlük
  74. thrilling – heyecan verici
  75. educational – eğitici
  76. soap operas – pembe diziler
  77. documentaries – belgeseller
  78. news – haberler
  79. drama – dram
  80. entertaining – eğlenceli
  81. favourite – favori
  82. movies – filmler
  83. comedy – komedi
  84. horror – korku
  85. funny – komik
  86. fascinating – büyüleyici
  87. gripping – sürükleyici
  88. exciting – heyecan verici
  89. fun – eğlence
  90. invitation – davet
  91. watch – izlemek
  92. programme – program
  93. series – dizi
  94. exciting – heyecan verici
  95. genres – türler
  96. preferences – tercihler
  97. interests – ilgi alanları
  98. likes – beğeniler
  99. dislikes – beğenmemeler
  100. dialogue – diyalog

Konuyla ilgili kalıp cümleler ve deyimler:

  • What is your favorite movie? – Favori filmin ne?
  • Do you like watching documentaries? – Belgesel izlemeyi sever misin?
  • What kind of movies do you like? – Ne tür filmlerden hoşlanırsın?
  • Let’s Watch – Hadi İzleyelim
  • Do you want to watch a movie tonight? – Bu gece film izlemek ister misin?
  • I love science fiction movies. – Bilim kurgu filmlerini severim.
  • I hate horror movies. – Korku filmlerinden nefret ederim.
  • Have you seen the latest movie? – Son filmi gördün mü?
  • Let’s Go to the Cinema – Hadi Sinemaya Gidelim
  • Do you prefer comedies or dramas? – Komedileri mi yoksa dramaları mı tercih edersin?

THEME 4: HUMAN IN NATURE (İnsanın Doğadaki Yeri)

English Summary:

The fourth theme centers on human interactions with nature and covers topics such as describing daily routines, talking about the frequency of actions, and discussing abilities. The theme includes various exercises and activities to practice these concepts in listening, speaking, reading, and writing contexts. Students learn to describe their daily habits, discuss how often they perform certain activities, and talk about what they can or cannot do.

Key Points:

  1. Describing Daily Routines: Students practice using time expressions and verbs to talk about their daily activities.
  2. Talking About Frequency of Actions: This involves using adverbs of frequency such as always, usually, often, sometimes, and never.
  3. Discussing Abilities: Language for expressing what one can or cannot do, often using modal verbs like can and can’t.

Türkçe Çeviri:

TEMA 4: İNSANIN DOĞADAKİ YERİ

Özet:

Dördüncü tema, insanların doğa ile etkileşimlerine odaklanır ve günlük rutinleri tanımlama, eylemlerin sıklığı hakkında konuşma ve yetenekleri tartışma gibi konuları kapsar. Tema, bu kavramları dinleme, konuşma, okuma ve yazma bağlamında uygulamak için çeşitli alıştırmalar ve aktiviteler içerir. Öğrenciler, günlük alışkanlıklarını tanımlamayı, belirli aktiviteleri ne sıklıkta yaptıklarını tartışmayı ve neler yapıp yapamayacaklarını konuşmayı öğrenirler.

Ana Noktalar:

  1. Günlük Rutinleri Tanımlama: Öğrenciler, zaman ifadeleri ve fiilleri kullanarak günlük aktiviteleri hakkında konuşma pratiği yapar.
  2. Eylemlerin Sıklığı Hakkında Konuşma: Her zaman, genellikle, sık sık, bazen ve asla gibi sıklık zarflarını kullanmayı içerir.
  3. Yetenekleri Tartışma: Bir kişinin ne yapıp ne yapamayacağını ifade etmek için can ve can’t gibi modal fiillerin kullanımı.

 

  1. Günlük Rutinleri Tanımlama: English Dialogue / Türkçe Çeviri:

Daily Routines:

Emma: Hey, James. Can you tell me about your daily routine?
Emma: Merhaba, James. Günlük rutininden bahsedebilir misin?

James: Sure, Emma. I usually wake up at 7 AM and have breakfast. Then, I go for a morning run.
James: Tabii ki, Emma. Genellikle sabah 7’de uyanırım ve kahvaltı yaparım. Sonra sabah koşusuna çıkarım.

Emma: That sounds healthy. What do you do after your run?
Emma: Bu sağlıklı görünüyor. Koşudan sonra ne yaparsın?

James: After my run, I take a shower and get ready for work. I work from 9 AM to 5 PM.
James: Koşudan sonra duş alır ve işe hazırlanırım. Sabah 9’dan akşam 5’e kadar çalışırım.

Emma: Do you have any activities you do in the evening?
Emma: Akşamları yaptığın herhangi bir aktivite var mı?

James: Yes, in the evening, I often go to the gym or sometimes I go trekking in the nearby hills.
James: Evet, akşamları sık sık spor salonuna giderim ya da bazen yakındaki tepelerde doğa yürüyüşü yaparım.

Emma: That’s impressive. I usually just watch TV after work.
Emma: Bu etkileyici. Ben genellikle işten sonra sadece televizyon izlerim.

James: What about your weekends? Do you have a different routine?
James: Peki ya hafta sonları? Farklı bir rutinin var mı?

Emma: On weekends, I like to plant trees in my garden and do some recycling activities.
Emma: Hafta sonları, bahçemde ağaç dikmeyi ve bazı geri dönüşüm aktiviteleri yapmayı severim.

James: That sounds great! I should join you sometime.
James: Harika görünüyor! Bir ara sana katılmalıyım.

 

  1. Eylemlerin sıklığı hakkında konuşma (Talking About the Frequency of Actions):

Emma: James, how often do you go trekking in the hills?
Emma: James, tepelerde doğa yürüyüşüne ne sıklıkla gidersin?

James: I go trekking in the hills almost every weekend. It’s one of my favorite activities.
James: Neredeyse her hafta sonu doğa yürüyüşüne çıkarım. Bu, en sevdiğim aktivitelerden biri.

Emma: That sounds great! I usually go hiking once a month.
Emma: Harika görünüyor! Ben genellikle ayda bir kez doğa yürüyüşüne çıkarım.

James: Do you recycle often?
James: Sık sık geri dönüşüm yapar mısın?

Emma: Yes, I always recycle. It’s important for the environment.
Emma: Evet, her zaman geri dönüşüm yaparım. Bu, çevre için önemli.

James: I agree. I usually recycle too, but sometimes I forget.
James: Katılıyorum. Ben de genellikle geri dönüşüm yaparım, ama bazen unuturum.

Emma: Do you ever plant trees in your garden?
Emma: Bahçende hiç ağaç diker misin?

James: I rarely plant trees, but I should do it more often. It’s a good way to help the environment.
James: Nadiren ağaç dikerim, ama daha sık yapmalıyım. Bu, çevreye yardımcı olmanın iyi bir yolu.

Emma: I think so too. I usually plant a tree at least once a year.
Emma: Ben de öyle düşünüyorum. Genellikle yılda en az bir kez ağaç dikerim.

James: That’s great! How often do you use electricity for your activities?
James: Bu harika! Aktivitelerin için ne sıklıkla elektrik kullanırsın?

Emma: I often use electricity for cooking and sometimes for heating.
Emma: Yemek pişirmek için sık sık elektrik kullanırım ve bazen ısınmak için.

James: I always use electricity for my daily routine, like using my computer and phone.
James: Günlük rutinim için her zaman elektrik kullanırım, bilgisayar ve telefonumu kullanmak gibi.

  1. Yetenekleri Tartışma (Discussing Abilities):

English Dialogue / Türkçe Çeviri:

Discussing Abilities:

Emma: James, can you play any musical instruments?
Emma: James, herhangi bir müzik aleti çalabiliyor musun?

James: Yes, I can play the guitar. I learned it when I was a teenager. What about you?
James: Evet, gitar çalabiliyorum. Ergenlik çağındayken öğrendim. Ya sen?

Emma: I can’t play any musical instruments, but I can sing pretty well.
Emma: Ben hiçbir müzik aleti çalamam, ama oldukça iyi şarkı söyleyebilirim.

James: That’s cool! Can you sing any songs in Spanish?
James: Bu harika! İspanyolca şarkılar söyleyebilir misin?

Emma: No, I can’t. I can only sing in English. Do you have any other talents?
Emma: Hayır, söyleyemem. Sadece İngilizce şarkılar söyleyebilirim. Başka yeteneklerin var mı?

James: I can cook pretty well. I often cook dinner for my family.
James: Yemek yapmada oldukça iyiyim. Sık sık aileme akşam yemeği yaparım.

Emma: That’s impressive. I can’t cook at all. I usually order takeout.
Emma: Bu etkileyici. Ben hiç yemek yapamam. Genellikle dışarıdan sipariş veririm.

James: Can you drive a car?
James: Araba kullanabiliyor musun?

Emma: Yes, I can. I drive to work every day. How about you?
Emma: Evet, kullanabiliyorum. Her gün işe arabayla giderim. Ya sen?

James: I can’t drive yet. I’m still learning.
James: Henüz araba kullanamıyorum. Hala öğreniyorum.

Emma: You’ll get the hang of it soon. Can you swim?
Emma: Yakında öğrenirsin. Yüzme biliyor musun?

James: Yes, I can swim. I usually go swimming every weekend.
James: Evet, yüzme biliyorum. Genellikle her hafta sonu yüzerim.

Emma: That’s great! I can’t swim very well, but I can float and paddle a bit.
Emma: Bu harika! Ben çok iyi yüzemem, ama biraz su üstünde kalabilir ve kürek çekebilirim.

James: Maybe I can teach you some techniques next time we go swimming.
James: Belki bir dahaki sefere yüzerken sana bazı teknikler öğretebilirim.

Emma: That would be wonderful! Thanks, James.
Emma: Bu harika olur! Teşekkürler, James.

Kelime Listesi:

  1. activity – aktivite
  2. always – her zaman
  3. ash – kül
  4. avalanche – çığ
  5. breakfast – kahvaltı
  6. brush – fırçalamak
  7. camp – kamp
  8. dinner – akşam yemeği
  9. drought – kuraklık
  10. earthquake – deprem
  11. electricity – elektrik
  12. environmental factor – çevresel faktör
  13. event – olay
  14. flood – sel
  15. help – yardım etmek
  16. hunt – avlamak
  17. injure – yaralanmak
  18. internet – internet
  19. natural – doğal
  20. organic – organik
  21. plant – dikmek
  22. recycle – geri dönüştürmek
  23. routine – rutin
  24. spin – dönmek
  25. surface – yüzey
  26. tornado – kasırga
  27. trekking – doğa yürüyüşü
  28. trees – ağaçlar
  29. tsunami – tsunami
  30. violent – şiddetli
  31. volcano – volkan
  32. watch TV – televizyon izlemek
  33. water – su
  34. waste – israf etmek

Kalıp Cümleler ve Deyimler

  1. I wake up at 7 o’clock every morning. – Her sabah saat 7’de uyanırım.
  2. I always eat egg and cheese at breakfast. – Kahvaltıda her zaman yumurta ve peynir yerim.
  3. He always brushes his teeth. – O her zaman dişlerini fırçalar.
  4. He sometimes helps people. – O bazen insanlara yardım eder.
  5. He usually recycles. – O genellikle geri dönüşüm yapar.
  6. He never watches TV. – O asla televizyon izlemez.
  7. He usually goes online. – O genellikle internete girer.
  8. I wash my hands and face every day. – Ellerimi ve yüzümü her gün yıkarım.
  9. I go to a camp holiday once a year. – Yılda bir kez kamp tatiline giderim.
  10. He hikes a couple miles every week. – Her hafta birkaç mil yürüyüş yapar.
  11. Mum grows organic vegetables in her garden every year. – Annem her yıl bahçesinde organik sebzeler yetiştirir.
  12. We can stop cutting down the trees. – Ağaçları kesmeyi durdurabiliriz.
  13. We can recycle paper, plastic, and glass. – Kağıt, plastik ve camı geri dönüştürebiliriz.
  14. We cannot hunt out of season. – Mevsim dışı avlanamayız.
  15. We can stop wasting water. – Su israfını durdurabiliriz.
  16. We can stop wasting electricity. – Elektrik israfını durdurabiliriz.
  17. We can plant more trees. – Daha fazla ağaç dikebiliriz.
  18. How often do you go trekking? – Ne sıklıkla doğa yürüyüşü yaparsın?
  19. What can we do to prevent erosion? – Erozyonu önlemek için ne yapabiliriz?
  20. What kind of materials can we recycle? – Ne tür malzemeleri geri dönüştürebiliriz?
  21. What can we do to protect ourselves from natural disasters? – Kendimizi doğal afetlerden korumak için ne yapabiliriz?
  22. What are the major damages of a natural event? – Doğal bir olayın başlıca zararları nelerdir?
  23. What can we do to prevent the waste of water? – Su israfını önlemek için ne yapabiliriz?
  24. What can we do to prevent the waste of electricity? – Elektrik israfını önlemek için ne yapabiliriz?
  25. I can survive approximately 2 or 3 days without water. – Susuz yaklaşık 2 veya 3 gün hayatta kalabilirim.
  26. We can take precautions. – Önlemler alabiliriz.
  27. My daily routines are reading, hiking, etc. – Günlük rutinlerim arasında kitap okumak, doğa yürüyüşü yapmak vb. var.
  28. How long can you survive without water? – Susuz ne kadar süre hayatta kalabilirsin?
  29. What time do you go to work or school? – İşe veya okula saat kaçta gidersin?
  30. What are your daily routines? – Günlük rutinlerin nelerdir?

 

THEME 5: INSPIRATIONAL PEOPLE (İlham Veren İnsanlar)

English Summary: The fifth theme, “Inspirational People,” focuses on notable individuals who have made significant contributions to various fields and have inspired others through their actions and achievements. The theme explores their life stories, challenges, and accomplishments, providing students with examples of perseverance, creativity, and leadership. It includes a range of activities and exercises to practice listening, speaking, reading, and writing skills, centered around discussing these influential figures and reflecting on what makes someone inspirational. Key Points:

  1. Learning About Inspirational Figures: Students read about and discuss the lives of various influential people, understanding their contributions and the impact they had.
  2. Describing Qualities and Achievements: This involves using adjectives and descriptive phrases to talk about the qualities that make someone inspirational.
  3. Reflecting on Personal Inspiration: Students reflect on who inspires them and why, sharing their thoughts and experiences in discussions and written exercises.

Türkçe Çeviri:

Özet: Beşinci tema, “İlham Veren İnsanlar,” çeşitli alanlarda önemli katkılarda bulunan ve eylemleri ve başarıları ile başkalarına ilham veren tanınmış bireylere odaklanır. Tema, bu kişilerin yaşam öykülerini, karşılaştıkları zorlukları ve elde ettikleri başarıları inceleyerek öğrencilere azim, yaratıcılık ve liderlik örnekleri sunar. Dinleme, konuşma, okuma ve yazma becerilerini geliştirmeye yönelik çeşitli etkinlikler ve alıştırmalar içerir, bu etkileyici kişileri tartışmayı ve birini ilham verici kılan özellikler üzerine düşünmeyi teşvik eder. Ana Noktalar:

  1. İlham Verici Kişileri Tanımak: Öğrenciler, çeşitli etkili insanların hayatlarını okuyup tartışarak, katkılarını ve yaptıkları etkiyi anlarlar.
  2. Özellikler ve Başarıları Tanımlama: Birini ilham verici yapan özellikler hakkında konuşmak için sıfatlar ve tanımlayıcı ifadeler kullanmayı içerir.
  3. Kişisel İlham Üzerine Düşünmek: Öğrenciler, kendilerine kimin ve neden ilham verdiğini düşünerek, düşüncelerini ve deneyimlerini tartışmalarda ve yazılı alıştırmalarda paylaşırlar.

Dialogue 1: Learning About Inspirational Figures

Ahmet: Hi Ayşe, would you like to talk about an activity today?
Ahmet: Merhaba Ayşe, bugün bir etkinlik hakkında konuşmak ister misin?

Ayşe: Sure, Ahmet. Which activity are you talking about?
Ayşe: Tabii ki Ahmet. Hangi etkinlikten bahsediyorsun?

Ahmet: Today, I watched a presentation about inspirational people. It was really impressive.
Ahmet: Bugün, ilham verici kişiler hakkında bir sunum izledim. Gerçekten çok etkileyiciydi.

Ayşe: Who did they talk about?
Ayşe: Kimden bahsettiler?

Ahmet: They talked about Nikola Tesla. His contributions to electricity and innovation are truly impressive. His daily routine was also quite interesting. He would start working at the same time every day and often worked late into the night.
Ahmet: Nikola Tesla’dan bahsettiler. Elektrik ve yenilik alanındaki katkıları gerçekten etkileyici. Günlük rutini de oldukça ilginçti. Her gün aynı saatte çalışmaya başlar ve genellikle gece geç saatlere kadar çalışırdı.

Ayşe: Yes, Tesla is really an inspirational figure. His abilities in the field of electricity were extraordinary.
Ayşe: Evet, Tesla gerçekten ilham verici biri. Elektrik alanındaki yetenekleri olağanüstüydü.

Ahmet: Absolutely. He also worked on more environmentally friendly methods of electricity generation.
Ahmet: Kesinlikle. Ayrıca elektrik üretiminde daha çevre dostu yöntemler üzerinde de çalıştı.

Ayşe: That’s great. Learning about such inspirational people is really motivating. Who else did they mention?
Ayşe: Bu harika. Bu tür ilham verici insanları öğrenmek gerçekten motive edici. Başka kimden bahsettiler?

Ahmet: They also talked about Jane Goodall. She worked extensively on wildlife conservation and environmental factors.
Ahmet: Jane Goodall’dan da bahsettiler. O, vahşi yaşamı koruma ve çevresel faktörler üzerinde çok çalıştı.

Ayşe: Yes, Goodall is incredible. She is known for her trekking and wildlife conservation efforts.
Ayşe: Evet, Goodall inanılmaz biri. Doğa yürüyüşleri ve vahşi yaşamı koruma çabaları ile tanınıyor.

Ahmet: She was also very active in planting trees and recycling. She was really environmentally conscious.
Ahmet: Ayrıca ağaç dikme ve geri dönüştürme konularında da çok aktifti. Gerçekten çevreye duyarlı biriydi.

Ayşe: Such people really make a big difference in the world. We can learn a lot from them.
Ayşe: Bu tür insanlar dünyada gerçekten büyük bir fark yaratıyor. Onlardan çok şey öğrenebiliriz.

Ahmet: I agree. Their achievements and efforts remind us that we need to put more effort into protecting our environment.
Ahmet: Katılıyorum. Başarıları ve çabaları, çevremizi koruma konusunda daha fazla çaba göstermemiz gerektiğini hatırlatıyor.

Dialogue 2: Describing Qualities and Achievements

Murat: Hi Elif, is there anyone who inspires you?
Murat: Merhaba Elif, seni ilham veren biri var mı?

Elif: Yes Murat, Marie Curie is very inspirational to me. Her qualities and achievements are very impressive.
Elif: Evet Murat, Marie Curie benim için çok ilham verici biri. Onun özellikleri ve başarıları çok etkileyici.

Murat: What kind of qualities?
Murat: Ne gibi özellikler?

Elif: First of all, she was very brave and serious. Despite many challenges in her research on radioactivity, she never gave up. She had a truly competitive spirit.
Elif: Öncelikle çok cesur ve ciddi biriydi. Radyoaktivite üzerine çalışmaları sırasında birçok zorlukla karşılaştı ama asla pes etmedi. Gerçekten mücadeleci bir ruha sahipti.

Murat: Yes, Curie was really brave. What other qualities make her special?
Murat: Evet, Curie gerçekten cesur bir kadındı. Peki başka hangi özellikleri onu özel kılıyor?

Elif: Her generosity and helpfulness are also very remarkable. She never hesitated to share her scientific knowledge and help others. She was a born scientist with innate talent. Her abilities and discoveries still have a significant impact in the scientific world.
Elif: Cömertliği ve yardımseverliği de çok dikkat çekici. Bilimsel bilgilerini paylaşmaktan ve başkalarına yardımcı olmaktan asla çekinmedi. Doğuştan yetenekli bir bilim insanıydı. Onun yetenekleri ve keşifleri hala bilim dünyasında büyük bir etkiye sahip.

Murat: I totally agree. She was also very trustworthy and punctual. She always kept her word and completed her projects on time.
Murat: Kesinlikle katılıyorum. Ayrıca çok güvenilir ve dakikti. Her zaman sözünün eri oldu ve projelerini zamanında tamamladı.

Elif: Yes, absolutely. She was also well-built despite her intense lab work. She never appeared thin or feeble.
Elif: Evet, kesinlikle. Yoğun laboratuvar çalışmalarına rağmen zayıf veya çelimsiz görünmüyordu.

Murat: People like her are really motivating. Their qualities and achievements inspire us all.
Murat: Onun gibi insanlar gerçekten motive edici. Başarıları ve özellikleri bize ilham veriyor.

Elif: Yes, definitely. Marie Curie’s life shows us the importance of perseverance and determination. Thanks to people like her, we have made great progress in science and technology.
Elif: Kesinlikle. Marie Curie’nin yaşamı, azim ve kararlılığın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Onun gibi insanlar sayesinde bilim ve teknoloji alanında büyük ilerlemeler kaydediyoruz.

Dialogue 3: Reflecting on Personal Inspiration

Zeynep: Hi Can, is there someone who inspires you personally?
Zeynep: Merhaba Can, senin için ilham verici biri var mı?

Can: Hi Zeynep. Yes, Stephen Hawking is the most inspirational person for me. His life and work are very impressive.
Can: Merhaba Zeynep. Evet, benim için en ilham verici kişi Stephen Hawking. Onun hayatı ve çalışmaları beni çok etkiliyor.

Zeynep: Yes, Hawking is truly inspirational. What do you admire most about him?
Zeynep: Evet, Hawking gerçekten ilham verici biri. Onun hakkında en çok neyi seviyorsun?

Can: His determination and resilience. Despite having ALS, he made incredible contributions to physics. That takes immense talent and willpower.
Can: Onun azmi ve kararlılığı. ALS hastalığına rağmen fizik alanında inanılmaz başarılara imza attı. Bu gerçekten muazzam bir yetenek ve irade gerektiriyor.

Zeynep: Absolutely. Hawking’s scientific abilities and personal qualities are really impressive. Who else inspires you?
Zeynep: Kesinlikle. Hawking’in hem bilimsel yetenekleri hem de kişisel özellikleri gerçekten etkileyici. Peki, başka kimden ilham alıyorsun?

Can: Malala Yousafzai also inspires me a lot. Her courage and determination to fight for education rights are truly admirable.
Can: Ayrıca, Malala Yousafzai’den de çok ilham alıyorum. Eğitime erişim hakkı için verdiği mücadele ve cesareti gerçekten etkileyici.

Zeynep: Yes, Malala is very brave and determined. Her story is indeed inspirational. What qualities of these people do you try to embody in your own life?
Zeynep: Evet, Malala çok cesur ve kararlı bir genç kadın. Onun hikayesi gerçekten ilham verici. Peki, onların hangi özelliklerini kendine örnek alıyorsun?

Can: Determination, courage, and resilience. Both Hawking and Malala never gave up despite the challenges they faced. This inspires me to overcome my own challenges.
Can: Azim, cesaret ve kararlılık. Hem Hawking hem de Malala, zorluklar karşısında asla pes etmeyip, mücadelelerine devam ettiler. Bu bana, kendi hayatımda karşılaştığım zorlukları aşmada ilham veriyor.

Zeynep: Yes, their stories teach us a lot. I also find Jane Goodall very inspirational. Her love for nature and her work in conservation are very inspiring to me.
Zeynep: Evet, onların hikayeleri bize çok şey öğretiyor. Ben de Jane Goodall’dan çok ilham alıyorum. Onun doğa sevgisi ve çevre koruma konusundaki çalışmaları beni çok etkiliyor.

Can: Goodall is indeed an amazing person. Her trekking and work on environmental factors have changed my perspective on the natural world.
Can: Goodall da gerçekten ilham verici biri. Onun doğa yürüyüşleri ve çevresel faktörlerle ilgili araştırmaları, doğal dünyaya bakış açımı değiştirdi.

Zeynep: Yes, she helps us become more conscious about protecting our environment. What achievements of these inspirational people affect you the most?
Zeynep: Evet, çevremizi koruma konusunda daha bilinçli olmamıza yardımcı oluyor. Peki, bu ilham verici kişilerin seni en çok etkileyen başarıları neler?

Can: Hawking’s book “A Brief History of Time” and Malala’s Nobel Peace Prize. These achievements show how influential and important they are.
Can: Hawking’in “Zamanın Kısa Tarihi” kitabı ve Malala’nın Nobel Barış Ödülü’nü kazanması. Bu başarılar, onların ne kadar etkili ve önemli kişiler olduğunu gösteriyor.

Zeynep: I totally agree. Inspirational people guide us not only in realizing our own potential but also in serving a greater purpose.
Zeynep: Kesinlikle katılıyorum. İlham verici insanlar, bize sadece kendi potansiyelimizi gerçekleştirme yolunda değil, aynı zamanda daha büyük bir amaca hizmet etme konusunda da rehberlik ediyor.

Can: Yes, their stories help us to be more courageous, determined, and resilient in our own lives.
Can: Evet, onların hikayeleri sayesinde, biz de kendi hayatımızda daha cesur, kararlı ve azimli olabiliriz.

THEME 5: INSPIRATIONAL PEOPLE (İlham Veren İnsanlar)

Theme 5: Inspirational People

Kelime Listesi:

  1. appearance – görünüş
  2. character – karakter
  3. compare – karşılaştırmak
  4. agree – katılmak
  5. disagree – katılmamak
  6. describe – tanımlamak
  7. current – güncel
  8. activity – aktivite
  9. tall – uzun
  10. short – kısa
  11. beautiful – güzel
  12. ugly – çirkin
  13. well-built – yapılı
  14. skinny – zayıf
  15. fat – şişman
  16. old – yaşlı
  17. young – genç
  18. brave – cesur
  19. emotional – duygusal
  20. serious – ciddi
  21. trustworthy – güvenilir
  22. born singer – doğuştan yetenekli şarkıcı
  23. competitive – rekabetçi
  24. reliable – güvenilir
  25. fearless – korkusuz
  26. dishonest – dürüst olmayan
  27. punctual – dakik
  28. stingy – cimri
  29. helpful – yardımsever
  30. vice versa – tam tersi
  31. honest – dürüst
  32. popular – popüler
  33. talkative – konuşkan
  34. quiet – sessiz
  35. funny – komik
  36. polite – kibar
  37. generous – cömert
  38. hardworking – çalışkan
  39. serious – ciddi
  40. emotional – duygusal
  41. handsome – yakışıklı
  42. plump – tombul
  43. wavy – dalgalı
  44. fair – açık tenli
  45. black hair – siyah saç
  46. dark brown hair – koyu kahverengi saç
  47. dimple – gamze
  48. glasses – gözlük
  49. brown eyes – kahverengi gözler
  50. blue eyes – mavi gözler
  51. blonde – sarışın
  52. straight hair – düz saç
  53. curly hair – kıvırcık saç
  54. born star – doğuştan yıldız
  55. slim – ince
  56. medium height – orta boylu
  57. reliable – güvenilir
  58. sensitive – hassas
  59. sympathetic – sempatik
  60. honest – dürüst
  61. reliable – güvenilir
  62. brave – cesur
  63. hardworking – çalışkan
  64. funny – komik
  65. trustworthy – güvenilir
  66. emotional – duygusal
  67. polite – kibar
  68. honest – dürüst
  69. competitive – rekabetçi
  70. reliable – güvenilir
  71. shy – utangaç
  72. friendly – arkadaş canlısı
  73. brave – cesur
  74. emotional – duygusal
  75. serious – ciddi
  76. trustworthy – güvenilir
  77. born singer – doğuştan yetenekli şarkıcı
  78. competitive – rekabetçi
  79. reliable – güvenilir
  80. nonsusceptible – hassas olmayan
  81. fearful – korkutucu
  82. dishonest – dürüst olmayan
  83. punctual – dakik
  84. stingy – cimri
  85. helpful – yardımsever
  86. well-built – yapılı
  87. vice versa – tam tersi
  88. appearance – görünüş
  89. character – karakter
  90. compare – karşılaştırmak
  91. agree – katılmak
  92. disagree – katılmamak
  93. describe – tanımlamak
  94. current – güncel
  95. activity – aktivite
  96. look like – benzemek
  97. What does he/she look like? – Nasıl görünüyor?
  98. How old is he/she? – Kaç yaşında?
  99. physical adjective – fiziksel sıfat
  100. personality adjective – kişilik sıfatı
  101. categorize – kategorize etmek
  102. look at the pictures – resimlere bakmak
  103. write what they are doing – ne yaptıklarını yazmak
  104. categorize the given adjectives – verilen sıfatları kategorize etmek
  105. separate the given expressions – verilen ifadeleri ayırmak
  106. agreeing – katılmak
  107. disagreeing – katılmamak
  108. personal opinion – kişisel görüş
  109. circle the odd one – farklı olanı daire içine almak
  110. choose the correct option – doğru seçeneği seçmek

 

Konuyla ilgili kalıp cümleler ve deyimler:

  • Who is your role model? – Kimin rol modelin?
  • I admire his/her courage. – Onun cesaretine hayranım.
  • He/She is a born leader. – O doğuştan bir liderdir.
  • Let’s Discuss – Hadi Tartışalım
  • Can you describe him/her? – Onu tanımlayabilir misin?
  • What are his/her achievements? – Onun başarıları nelerdir?
  • He/She has inspired many people. – O birçok insana ilham vermiştir.
  • Let’s Learn – Hadi Öğrenelim
  • He/She is very dedicated. – O çok adanmış birisidir.
  • I wish to be like him/her. – Onun gibi olmayı diliyorum.

 

Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+
Açık Lise sınavlarına hazırlanmanın en kolay hali: AçıkTercih AÖL Test Çöz!

Mobil Uygulamamızı İNDİRİN! AÖL Yeni Müfredat Çıkmış Sınav Sorularını Çözün!


Etiketler: , ,
Eklenme Tarihi: 2 Temmuz 2024

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.